Asla yapmam
Fatoş Seğmen, sanat için soyunmam, sevişmem dedi... Kendisine bir çok film teklifi geldiğini açıklayan Fatoş Seğmen, ancak böyle bir projede asla rol almayacağını açıkladı.
Fatoş Seğmen, sanat için soyunmam, sevişmem dedi... Kendisine bir çok film teklifi geldiğini açıklayan Fatoş Seğmen, ancak böyle bir projede asla rol almayacağını açıkladı.
Bir zamanlar milyonları peşinden koşturuyordu. ünvanı da "Bayan Bacak"tı. Ünlü şarkıcı Berkant’la mutlu giden evliliğini, annesinin baskıları ve eşinin alkol düşkünlüğü yüzünden bozmuş, ikinci evliliğinde ise cilt kanserine yakalanmıştı. İsmi Serpil Örümcer’di. Türkiye onu düzenlenen gece ve Hürriyet’in haberi ile yeniden hatırladı.
SON on yıldır önünü karanlık gören ve "Tutunacak hiçbir dalım" yok diyen Serpil Örümcer, 1990 yılından beri beş parasız olduğunu söylüyor. Berkant’dan olan kızı Fulya ve iki torununa bakabilmek için sokaklardan çöp toplayıp satan, simitçilik yapabilmek için çaldığı belediye başkanlarının kapısından eli boş dönen Örümcer şunları söyledi:
"1990’larda param bitti. İkinci evliliğimde yaşadığım sıkıntılar yüzünden cilt kanserine yakalandım. Malım mülküm, bütün param gitti. Kendimi bir anda sokaklarda buldum. Annem Trabzon huzur evinde öldü. Berkant kızımın öz babası. Onun nüfusuna kayıtlı. Kızım babasının fotokopisi gibi. Çocuğumu evliğim sırasında yaptım. İnkar etmedi. Berkant’ çok içki içtiği için ayrıldım. Biz Berkant’la güzellik yarışmasını girerken bir arkadaşımnız vasıtasıyla tanışmıştık. Tanıştıktan sonra bana rahat vermedi. Bir sürü kısmetim vardı. Berkant’ın yüzünden onlar da kaçtı. Dört sene flört ettik. Annem, ’Berkant’ı istemiyorum, sen bir genç kızsın. Sen daha iyi insanlara layıksın’ dedi. Çok haksız da sayılmazdı. Onu çok seviyordum ama o benimle evliyken çapkınlık yaptı. Hamileydim, iki gün eve gelmedi. Doğuma giderken bir kadının yanından kalmış gelmişti. Bütün bunlar üst üste binince Fulya sekiz aylıkken boşandım."
Kocaları yüzünden
Serpil Örümcer, Berkant’tan sonra yaptığı ve ancak iki sene süren evliliğini ise şu sözlerle anlattı: "1989’da ikinci evlilik yaptım. Yeni kocam Kayseri’de emniyet amiri idi, müdürlük bekliyordu. Onunla evlendikten sonra beni uçuruma sürükledi. Rütbelerini attı. Evlendiği zaman istifayı bastı. Yalvardık yapma diye. Dinlemedi bizi. Meğer paramda malımda gözü varmış. Baktım mallar mülkler gitmeye başladı. Sat sat nereye kadar. O da kanserden öldü. Kimsenin ahı kimsede kalmıyor."
Peki ya sonra? Sonra beş sene Marmaris’te yaşıyor Örümcer. İstanbul’da ise bar ve gazino sahibidir. Zaten annesi ile kızı İstanbul’dadır. Birsüre bütün bunlar da gidecektir elinden. Bir gün iş için Batman yolunda bulur kendisini. Batman’da ise üçüncü kocasını bulacaktır:
"Sonra bir günlüğüne iş için Batman’a gitmiştim. İş bir günlüktü, 10 günlüğe döndü. Üçüncü eşim, ben Batman’dan İstanbul’a dönerken, giderken seni de bırakayım arabayla’ dedi ve benimle İstanbul’a geldi. Meğer niyeti evimi öğrenmekmiş. Evimi öğrendikten sonra peşimi bırakmadı. Bir evim vardı. Ondan kurtulmak için, evi satıp kaçmaya karar verdim. Ama evi satınca da kaldım ortada. Peşimden Çorum’lara kadar geldi. Tehdit ediyordu, başımızda kimse yoktu. Ev tuttum dedi, nikáh yapıp götürdü. Sonra işkence yaptı. Reha Muhtar kurtardı elinden beni, yoksa ölmüştük."
Bütün bunlardan sonra simitçilik dahil her işi yapmaya soyunur Serpil Örümcer. Ama kimse oralı olmayacaktır. Seda Sayan’a umut bağlar ama ondan da ses çıkmaz. Bakırköy Gönüllü Çevreciler Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin desteğiyle düzenlenen geceden gelen birkaç milyar biraz nefes alacaktır. Tek umudu, daha geniş katılımlı bir gece yapılması ve eski dostlarının bir araya gelmesi.
Belki o zaman belini biraz doğrultabileceğine dair küçük bir umudu var...
Şöhretten trajediye
Bir zamanlar bacaklarıyla Türkiye’nin gündeminde olan Serpil Örümcer, şimdi trajik hayatıyla gündemde.
ANTALYA'daki bir ilköğretim okulunda kız öğrencileri taciz ettiği iddia edilen öğretmen açığa alındı, ardından da tutuklandı. Konuyu incelemek üzere İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından müfettiş görevlendirildi.

Varsak'ta adı açıklanmayan bir ilköğretim okulunda görev yapan 4'üncü sınıf öğretmeni M.G.'nin sınıfındaki kız öğrencileri taciz ettiği yönünde velilerin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, konuyu araştırmak üzere müfettiş görevlendirdi. Açığa alınan öğretmen M.G., bugün tutuklanarak cezaevine konuldu.
İl Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay, müfettişlerin okuldaki incelemelerini sürdürdüğünü, olaya ilişkin kesin raporun henüz çıkmadığını söyledi.
Tacize uğradığını iddia eden kız öğrencilerin avukatı Zeynep Zekiye Altıparmak ise, 8 Ocak'ta Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde Antalya Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi tarafından 9 yaşındaki 3 öğrencinin ifadesinin alınma sürecinde göreve çağrıldığını kaydetti. Kız öğrencilerin sınıf öğretmenleri tarafından taciz edildiklerini iddia ettiklerini anlatan Altıparmak, “Şikayetçi olan sadece 3 öğrenci var ama sınıftaki 14 kız öğrencinin tamamının taciz edildiğini söylüyorlar” dedi.
Öğrencilerin, öğretmenin soru sormak istedikleri zaman kendilerini yanına çağırdığını, kucağına aldığını, öptüğünü ve uygunsuz yerlerine eliyle dokunduğunu iddia ettiklerini belirten Altıparmak, “Öğretmen bunu sürekli yapıyormuş. Öğretmen kızar diye bir süre kimseye söyleyememişler ama kendi aralarında bu konuyu konuşmuşlar ve bunun üzerine ailelerine söylemeye karar vermişler” dedi.