27 Ağustos 2008 07
:45 · dizaynerteam
· Etiketler
tl
,
ytl
2005 yılında Yeni Türk Lirası ile tanışan Türkiye, 1 Ocak 2009'dan itibaren yeniden Türk Lirası'na dönüyor. TL'nin tasarımı ve boyutları YTL'den farklı olacak.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, “Yeni Türk Lirası'ndan Türk Lirası'na Geçiş Tanıtım Kampanyası”yla ilgili Bankanın İdare Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.
Yeni paranın daha güvenli ve farklı özelliklere sahip olacağını vurgulayan Yılmaz, YTL'den TL'ye dönüşüm sürecinin 1 yıl olacağını ve 2009 yılı boyunca TL ve YTL banknotlarının birlikte kullanılacağını bildirdi. Yılmaz, bu süre boyunca para değişiminin de tüm banka şubelerinden yapılabileceğini kaydetti.
Durmuş Yılmaz, yeni banknotların tanıtımı için düzenlenen kampanyanın sloganının “Türk lirası Geliyor, Paramız Yenileniyor” olarak belirlendiğini kaydederek, tanıtımın bu sloganla tüm radyo, TV'lerde ve internette yapılacağını söyledi
Yılmaz'ın açıklamasından satırbaşları şöyle:
- 1 Ocak 2005'te tarihi bir reformla paradan 6 sıfır attık ve Yeni Türk Lirası'na geçtik.
- Şimdi ikinci aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Bu aşamada Yeni ibaresini kaldırıyor ve paramızın geleneksel adına, yani Türk Lirasına geçiyoruz.
- Yeni paralar 1 Ocak 2009'dan itibaren aramızda olacak.
- 1 yıl boyunca YTL ve TL birlikte tedavülde kalacak.
- YTL banknotların zaman aşımı süresi 10 yıldır.
- TL banknotların üretim ve dağıtımlarına mayıs ayında başladık
- 1 yıllık geçiş döneminde ATM'lerde YTL kullanılabilecek.
- 1 Ocak 2009'dan itibaren tüm hesaplar TL'ye dönüştürülecek
- 1 Ocak 2009'dan itibaren fatura, gider pusulası, bordro gibi belgeler tl olarak düzenlenecek.
- YTL olarak düzenlenmiş tüm çek ve senetler TL olarak geçerli olacak.
KAMPANYANIN SLOGANI BELLİ OLDU
- Kampanyanın sloganı "Türk Lirası geliyor, paramız yenileniyor"
- YTL'den TL'ye geçiş 20 milyon YTL'ye mal olacak
- TL'ye geçişin kapsamlı tanıtımı Ekim ayında yapılacak.
25 Ağustos 2008 09
:15 · dizaynerteam
· Etiketler
gözdesi
,
japonların
,
ytl
Japonya’da bireysel yatırımcılar, egzotik paralara yatırım yapılması tavsiyesine uyarak, Yeni Zelanda doları gibi eski tercihlerinden uzaklaşıyor ve Brezilya reali ile Türk Lirası gibi paraların uzun vadeli getirilerine yöneliyorlar.
Japonya’daki faizlerin düşüklüğünden şikayetçi oldukları için yabancı para birimlerinden tahvillerin, tasarruf sahibi bireyler tarafından doğrudan satın alınmasına “uridashi piyasası” adı veriliyor.
Bu piyasa, daha fazla getiri sağlamak ve daha değişken bir portföy tutmak isteyen yatırımcılar sayesinde, son derece hareketli bir gelişme gösteriyor.
Bu eğilimin merkezinde Güney Afrika randı yer alıyor. Yüksek faiz oranları, Güney Afrika’nın zengin doğal kaynakları ve 2010 Futbol Dünya Kupasının şimdiden başlayan tanıtım kampanyası, randı Japonların yıldızı haline getirdi.
Bu yıl yeni uridashi tahvillerin 2,7 milyar dolar değerindeki yüzde 22’si rand olarak gerçekleşti. Bu oran geçen yıl yüzde 13 olmuştu. Randın başarısı, diğer egzotik paralara olan ilgiyi de artırdı. Brezilya reali ve Türk Lirası bazındaki tahviller yüzde 10 ile 15 arasındaki kupon ödemeleriyle yükselen diğer para birimleri oldu.
Ancak piyasada halen yüzde 42 ile Avustralya bonoları, yüzde 35 ile de Yeni Zelanda tahvilleri hakim durumda.
Randın geçen yıldan beri sürekli yükselen getirisine paralel olarak satışları da artıyor ve bu para birimi, varlıklı Japon büyükanneler ve büyükbabalar için cazip getiri sağlayan bir kaynak olarak rağbet görüyor.
Yaklaşık yüzde 6 veren Avustralya ve Yeni Zelanda bonoları, yüzde 1–2 getiren Japon bonolarından çok daha yüksek, ancak piyasanın yeni yıldızlarının getirisinden oldukça düşük.
Okasan Securities’den yabancı varlıklar yöneticisi Tsutomu Soma, “Pek çok uridashi yatırımcısı, yüzde 10’un altındaki kuponlara dönüp bakmıyor bile” dedi.
Japonya’da ev kadınlarının sürekli büyüyen risk iştahı, ülkeden nakit olarak 780 trilyon yen (6,8 trilyon dolar) ve banka mevduatlarından da sürekli bir çıkış yaratıyor.
Japonya Merkez Bankası faiz oranlarını yüzde 0,5’te tutuyor. Ülkede resesyon beklentisi olduğu da göz önüne alındığında, oranların bir yıldan önce yükselmeyeceği, dolayısıyla uridashi yatırımcılarının da ülke dışına yönelmekten vazgeçmeyecekleri bekleniyor.